İzmirli Özgür Kızın Feci Sonu

Modern (!) dünyamızda herkes birilerine göre özgür. Fakat, alkol, sigara, uyuşturucu bağımlısı olanlar ne kadar özgür olabilir. TV ve gazetelerde bu habere yeteri kadar yer verilmedi. Sözgelimi buna benzer bir olayı şeklen dindar biri işlemiş olsaydı manşetlerinden inmezdi. İstedikleri ….. bir toplumdu bunun için ellerindeki kitle iletişim araçlarını silah gibi kullanarak sorusu sorulmamış hazır cevap ürettiler; “ben özgürüm”, “modernim”, “çağdaşım”, “bu hayat benim”, “istediğim gibi yaşarım” hazır cevapları. Madem istediğin gibi yaşarsın bu hayat senin idi elinden alınmasına niye karşı koyamazsın??

Sadece bu kız değil daha neler var. Özgür olsunlar diye artık aileler 12-13 yaşındaki çocuklarına sevgili tutmayı normal görüyor. Sokaklarda edepsizce giyinen gençlerin halleri ortada. Çıplaklık özgürlük değildir. Sadece medya bunu normal gösteriyor. Yazıklar olsun..

***********************

Özgür kızın “feci” sonu!

Önce kelimeler bozuldu…

“Özgür”, “hür”ün karşılığı mıdır? Ekseriya öyle sanılır. Esasında “serbest” veya “âzade” demektir. “Özgür” 35’lik kelimelerden. Ne demek 35’lik kelime? 1935 yılında dilimize sokulan, ekseriya türkçenin kaidelerine uymaz, anlam alanı belirsiz uydurma kelimeler… Bu kelime kök, ek ve ekleniş bakımından tamamen yanlıştır… Fakat işe bakın ki, özgürlük; üç kelimenin anlamını birden karşılayacak şekilde kullanılmaktadır: Serbest, azade ve hür!

“Serbest” iyi kötü bilinir ve kullanılır. Hür de şöyle böyle. Ama âzadeyi bilen kalmamıştır pek. Varsa özgür, yoksa özgür!

“Özgür”ün müstakil, bağımsız karşılığı olarak kullanıldığını düşünmemizi gerektiren örnekler de var.

“Özgürlük” değerlerden, ahlâkî kayıtlardan, hakikatlerden kurtulmak; soyunmak, bütün hazları harekete geçirmek… Zamanımızda böyle anlaşılıyor. Böyle anlaşılması için ne gerekirse yapılıyor.
Bunu hayatıyla anlatan bir kızcağız geçenlerde ölmüş. Daha önce haber konusu olmuştu. Öldü, bir daha haber konusu oldu…

İki yıl önce çıplak denize girmiş. Polis, bu âdâb-ı umumiyeye aykırı hareketinden ötürü onu yakalamış. Elbette alkol duvarını aşmış durumdaymış. “Ben özgürüm!” demiş. Ona göre özgürlük sonuna kadar soyunmakmış! Alkol müptelası, bağımlısı nasıl özgür olabilir? Kanun nezdinde dahi cezaî ehliyeti yok! Alkolün esiri olan nasıl hürriyetten bahseder?

Yaşı otuza yaklaşan “özgür kız” Ege Üniversitesi Biyoloji Bölümü son sınıf öğrencisi imiş. Sabaha karşı, Karşıyaka’daki evinin önünde kanlar içinde bulunmuş. Genç kızın alkolün etkisiyle dengesini kaybedip, 5’inci kattaki terasından düştüğü tahmin ediliyormuş. İntihar ihtimali de araştırılıyormuş… Gece alkol aldığı, taksiyle eve geldiği, cüzdanını bulamadığı, arkadaşlarını arayıp taksi parasını ödemelerini istediği tespit edilmiş… Olay sırasında bir erkek ile kız arkadaşının evde uyuduğu öğrenilmiş. Apartman komşusu son olarak onu terasta bacaklarını duvardan sarkıtmış halde sigara içerken görmüş…

Modernizm kadınla fena halde oynuyor! Onu güya özgürleştiriyor, fakat her şeyini elinden alıyor. Birçok şeye de müptela ediyor. İçki, sigara, uyuşturucu, seks… bağımlısı yapıyor, hayatın boşluklarına savurtturuyor.

Haberde, “özgür kız”ın annesinden, babasından, ailesinden hiç bahis yok… Yalnız, kimsesiz ve özgür! Ontolojik olarak çoktan ölmüş! Modern hayat, modernci söylem, onu çoktan bazı fiilleri işleyen bir cesede döndürmüş. Ve nihayet bu ruhtan yoksun ceset son defa gazetelere haber oluyor:

“Özgür kız”ın “feci” sonu!

(üyesi olduğum bir mail grubundan alıntıdır)